2016 ve kitaplar: En sevdiklerim

2016_kitaplar

Bu yıl geçen seneyle hemen hemen aynı sayıda kitap okudum. Çalışmalarım daha ziyade makale okumayı gerektirdiği için, kitaplara istediğim kadar ağırlık veremiyorum. Ama sayı yine de fena değil: 36.

Üstelik geçen seneye kıyasla, bu yıl okuduğum kitapları daha başarılı, daha ufuk açıcı buldum. Burada en sevdiklerimden kısaca söz etmek istiyorum. Belki benzer alanlarda çalışanlarınızın işine yarar ya da bana bu doğrultuda tavsiyelerde bulunmak istersiniz.

Roman

Bu yıl 9 roman okumuşum. Kişisel 2016 en iyi roman ödülümü Umberto Eco’nun Gülün Adı romanıyla, Joseph O’Connor’ın Denizler Yıldızı arasında paylaştırıyorum.

Eco’nun artık klasikleşmiş romanı her okura kendi bilgisi, beklentisi oranında bir şeyler verebilen güzel bir eser. Aynı anda sürükleyici bir polisiye ve bir manastır gezisi. Hem bir Ortaçağ siyaset felsefesi tartışması, hem de kısa bir tarih ve göstergebilim incelemesi. Hatta son yıllarda adı duyulmaya başlayan ve üniversitelerde geçen “kampüs romanları” janrının bir Ortaçağ versiyonu olabilir diye düşündüm. Çünkü Gülün Adı, kitaplar hakkında bir kitap.

Continue reading