Entelijansiya | Büyük Sovyet Ansiklopedisi

Buyuk_Sovyet_AnsiklopedisiYıllar önce York Üniversitesi’nin kütüphanesinde gezinirken Büyük Sovyet Ansiklopedisi‘ne (BSA) denk gelmiştim. Ansiklopedinin sosyal bilimler maddeleri çok ilgimi çekmişti. Ancak o zamanlar cep telefonları bu kadar gelişmemiş olduğundan, sayfaların fotoğrafını çekmek, bunları daha sonra pdf’ye dönüştürmek mümkün değildi.

Geçen sene tekrar York’a gitme fırsatını bulduğumda bu sefer hazırlıklıydım. Bu güzel eserin kimi maddelerini itinayla fotoğraflayıp pdf’ye dönüştürdüm. Bu maddelerden biri de Entelijansiya maddesiydi ve çevirmek ne zamandır aklımdaydı. Sonunda arkadaşım Erdem Türközü’yle birlikte oturup çevirdik.

Entelijansiya önce Siyasol’da yayımlandı ama site kapanıp makale öksüz kalınca buraya almak istedim. BSA’daki bu maddeyi seçmemizin nedeni, hem toplumdaki yerimizi açıklığa kavuşturmak hem de sosyal bilimciler arasında “orta sınıf” kavramı konusunda yaşanan kafa karışıklığıydı.

“Orta sınıf” bir hayli sorunlu bir kavram. Eskiden İngiltere’de burjuvazi için kullanılırdı. Şimdi de küçük-burjuva demenin daha ‘bilimsel’ bir yolu olduğu sanılıyor, oysa ki burjuvazinin tüm kavramları gibi bir şeyleri açıklamak yerine gizliyor.

Entelijansiya maddesini bendeki bu kafa karışıklığını giderdiği için çok sevdim. Umarım siz de yararlanırsınız.


Büyük Sovyet Ansiklopedisi | Entelijansiya

Çevirenlerin Sunuşu

Entelektüel ya da aydın kavramı, günümüzde bir hayli daraltılmış anlamıyla, yalnızca akademisyen, yazar ya da sanatçıları imleyecek şekilde kullanılıyor. Bu anlam daralmasıysa beraberinde pek çok sorunu ve kafa karışıklığını getirdi.

Kapitalist düzen zihinsel emek gerektirdiği için geçmişte entelijansiya içinde sayılan mühendislik, öğretmenlik ve büro emekçiliği gibi pek çok mesleği standartlaştırıp yaygınlaştırdı. Bugün bu meslekleri yapan insanların ağırlıklı kesimi ile işçi sınıfı arasında büyük uçurumlar yok. Öte yandan, kafa emekçilerinin yaptıkları işlerin niteliği ve sosyalleşme ortamları kol emekçilerininkinden farklı olduğu için, bu kesimleri işçi sınıfına da dahil edemiyoruz.

İşte bu durum, entelijansiya kelimesinin yaşadığı anlam daralması ile birleşince, araştırmacılar böylesi mesleklerle uğraşan insanları nitelemek için yeni kavramlara yöneldiler. Hem bilimsel literatürde, hem de gündelik dilde kendine yer bulan “beyaz yakalılar” ya da “orta sınıf” gibi kavramlar bu ihtiyaca yanıt olarak çıktı.

Sorun burada başlıyor: “Beyaz yakalılar” ya da “orta sınıf” nitelemeleri entelijansiyanın farklı kesimlerinin durumunu belirsizleştiriyor, kafa karışıklığı yaratıyor. Beyaz yakalılara kimler dahil, kimler değil? Bir şirket yöneticisi ile üretim bandında çalışan bir mühendisi “orta sınıf” kavramı içine tıkıştırmak mümkün mü?

Haziran Ayaklanması sırasında sokakta karşılaşan bir proje yöneticisini, bir sanatçıyı ve Yüksek Öğretim Kanunu’nun 50/d maddesine bağlı olarak çalışan güvencesiz bir araştırma görevlisini “orta sınıf” diye paketleyip, bunların özlemlerinden, öfkelerinden, siyasal yönelimlerinden bahsetmeye başladığımızda bilimsel bir tespit değil, alelade bir pop şarkısı yaptığımızı bilmemiz gerek.

1969-1978 yılları arasında üçüncü kez 30 cilt olarak basılan Büyük Sovyet Ansiklopedisi‘nin ilgili maddesini çevirirken aklımızda bu kafa karışıklıklarına bir yanıt vermek vardı. Siyasol okurları için faydalı bir okuma olacağını umuyoruz.

Bu çeviriyi Kobanê’de savaşırken şehit düşen çevirmen, aydın ve savaşçı Nejat Ağırnaslı ile özgürlük ve devrim mücadelesinde şehit düşen tüm onurlu aydınlara adıyoruz.


Entelijansiya

Esas olarak karmaşık ve yaratıcı türden kafa emeğiyle ve kültürün geliştirilip yayılmasıyla profesyonel olarak meşgul olan insanları içeren toplumsal bir tabaka. İlk olarak yazar P. D. Boborykin tarafından 1860’larda kullanılan kavram, Rusçadan diğer dillere geçti. Başlangıçta genel olarak eğitimli insanlara gönderme yapan terim günümüzde bile sık sık bu anlamıyla kullanılır. Lenin’e göre “entelijansiya” sözcüğü, “genel olarak, tüm eğitimli insanları, serbest meslek sahiplerini, beden işçilerinden ayrı olarak, İngilizlerin deyişiyle beyin işçilerini” içerir (Poln. sobr. soch., 5. baskı, 8. cilt, s. 309, not). Entelijansiyanın çeşitli grupları farklı toplumsal sınıflara aittir ve entelijansiya bunların çıkarlarına hizmet eder, onları yorumlayarak ideolojik, siyasî ve kuramsal biçimlerde ifade eder.

Entelijansiya geliştikçe, onun toplumsal ve siyasî bir homojenliğe sahip olmadığı gitgide daha fazla telaffuz edilir hale geldi. Entelijansiyanın ilk biçimlerinin ortaya çıkışının ön koşulu, zihinsel işin bedensel işten ayrılmasıydı. Sadece bedensel işle meşgul olan insanların büyük çoğunluğuna ek olarak, doğrudan üretken işten özgürleşmiş toplumsal gruplar ortaya çıktı. Yeni gruplar devletin, hukukun, iktisadî işlerin yönetimi dahil kamusal işleri yönetti ya da sanatlar ve bilimler alanında çalıştı. Sömürücü sınıflar kendileri için kafa emeği üzerinde bir tekel oluşturdu. Bununla beraber bu mutlak bir tekel değildi.

Entelijansiyaya dahil en erken gruplar ruhban kastıydı. Ortaçağ boyunca pagan rahiplerin yerini, seçkin üyeleri feodal lordların sınıfına üye olan Hıristiyan ruhban aldı. Hekimlerin, öğretmenlerin, sanatçıların bazıları ve entelijansiyanın diğer üyeleri esas olarak serfler ya da köleler ya da özgür insanların alt tabakasının üyeleriydi. Ortaçağ boyunca gezgin alimler, öykü anlatıcıları, öğretmenler ve aktörlerin yanı sıra, kutsal metinlerin uzmanları -zaman zaman devlete radikal bir biçimde karşı görüşleri savunan insanlar- ezilen sınıfların entelijansiyası olma rolünü üstlendi. Antikitede ve Ortaçağ’da entelektüel iş mülk sahibi sınıfın bir ayrıcalığı olarak görüldü. Bununla beraber o zaman bile, hizmetlerini soylulara satarak hayatlarını kazanan filozofları, hekimleri, kimyacıları, şairleri ve sanatçıları içeren bir hizmet entelijansiyası belirdi. Çin’de hizmet entelijansiyası -eğitimli memurlar- en yüksek toplumsal saygınlığa sahipti ve Avrupa’da merkezileşmiş devletlerin gelişmesiyle, monarkların entelektüel hizmetçileri, yüksek yönetim konumlarına ulaştı.

Continue reading

Advertisements

La epidemia del terrorismo bajo Mubarak de Turquía

Spanish translation of my article on MrZine.org.

Una nueva epidemia ha estallado en Turquía. Es llamada “el terrorismo”. Esta enfermedad de trasmisión ideológica (ETI) parece ser extremadamente contagiosa. Si no, como podemos explicar el numeroso y creciente numero de terroristas en el país?

The Associated Press realizó una encuesta sobre las condenas del terrorismo en el mundo. Las cifras son preocupantes. Según las conclusiones de la encuesta, al menos 35,000 personas fueron declaradas culpables de terrorismo en el mundo en los últimos diez años. 12,897 de ellos fueron declarados culpables en Turquía. (En comparación, China con una población de 1.3 billones, tuvo 7,000 personas declaradas culpables de terrorismo.) En otras palabras, Turquía solo, represento un tercio del total mundial. Un escabroso calculo muestra el tamaño de la epidemia de terrorismo en Turquía: de cada 5,500 ciudadanos Turcos, uno es un terrorista.

Continue reading

David Harvey – Kapital’i Okumak | 1. Ders [Türkçe]

Temmuz ayında kötü bir biçimde ayağımı burkunca bir süre evde kapalı kaldım. Yazın en güzel zamanlarını dört duvar arasında geçirmek mecburiyeti elimi kolumu bağlayınca, ben de sürekli kitap okumak yerine, yararlı bir şeyler üretmek istedim.
 
David Harvey’nin 2010 yılında internette yayımlanmaya başlamış “Reading Marx’s Capital” derslerini sözlü olarak tercüme edip sesimi kaydetmek bir süredir zaten aklımdaydı. Bahsettiğim sakatlık bana bu boş zamanı sağladı. Altta 13 dizilik bu derslerin birincisini Türkçe, bir nevi dublajlanmış şekilde bulacaksınız.
 
Tercüme boyunca David Harvey’nin Marx’ın Kapital’ine yaptığı atıflarda, Yordam Kitap’tan 2011 yılında çıkan, Satlıgan & Selik tarafından tercüme edilmiş Kapital baskısını kullandım. Ayrıca derslerin İngilizce çözümleri de çok yardımcı oldu. (Bu arada Harvey’nin bu derslerden yola çıkarak yazdığı “Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz” da Metis’ten Bülent O. Doğan tercümesiyle yayımlandı.)
 
Ses 2012 Ağustos’u boyunca GarageBand programında kaydedilip videoya eklendi. Her sözlü tercümede olduğu gibi ufak tefek kayıplar var, ama bunların asgari düzeyde kalmasına ve önemli bir anlam kaybına yol açmamasına çalıştım. İlk video olmasından kaynaklı kimi kavramlarda birlik sağlamak mümkün olmadı. Örneğin zaman zaman mübadele/değişim (exchange) ve değiştirilebilirlik/birbirinin yerine geçebilirlik (commensurability) kavramlarının ikisini de kullandım, gibi…
 
Vakit buldukça dizinin diğer derslerini de kaydedip buraya yükleyeceğim.
Eleştirileriniz olursa, lütfen ya bu yazının altına ya da videonun youtube’daki sayfasına yorum yazmaya çekinmeyin.
 
Umarım işinize yarar.