Onlar da barıştan kaçıyor

Baristan_Kacanlar_Martinez

Orta Amerika’daki devrimci hareketler, 1990 yılından sonra silahlarını attı. Yıllardır savaşan gerillaların eline seçim broşürü tutuşturuldu. Nikaragua’da FSLN 1990, El Salvador’da FMLN 1992 yılında, Guatemala’da URNG 1996 yılında aynı yola girdi. Adına barış dediler.

Peki barış, emperyalizmin Orta Amerika’da yarattığı sorunları çözebildi mi?

The Beast (2014), El Salvadorlu Gazeteci Óscar Martínez’in ilk kitabı. Farklı bir açıdan, göçmenleringözünden bakıyor Orta Amerika’ya. Eskiden beri var olan, ancak 2000’lerle birlikte krize dönüşmüş bir sorun Orta Amerika’da göçmenlik. Her yıl yüz binlerce insan El Salvador’daki, Guatemala’daki evlerini bırakıp kaçak yollardan ABD’ye girmeye çalışıyor. 2005 yılında 1.2 milyon insan sınırdan kaçak girmeye çalışırken yakalandı. Kaç milyon insan yakalanmadan girebildi, bilinmez.

Kitap ismini, göçmenlerin yolda üzerine tırmanarak seyahat ettikleri, canlarından oldukları trenden alıyor. “La Bestia” diyor göçmenler ona, Canavar. Trenler Orta Amerika boyunca kıvrıla kıvrıla ilerlerken, göçmenler onların tepesinde, buldukları her bir çıkıntıya tutunarak, bilinmez geleceklerine doğru ilerliyorlar. Canavarın sırtında saatler süren yolculuklarda uykuya dalmamak gerekli, çünkü düşenleri altına alan trenin kolsuz, bacaksız ve başsız bıraktığı çok sayıda göçmen var.

Göç yolunda bacaksız kalmak, çaresiz kalmak demek. Orta Amerika’nın ıssız tarlalarında yatan başsız cesetler biliyor bunu. “Burada kemikler geçmişin değil, geleceğin metaforu” diyor Martinez.

Göçmenlere düşman olan yalnızca trenlerin soğuk çeliği değil. 1990’larda gerillalar silah bırakınca, Orta Amerika’yı silahlı uyuşturucu çeteleri devraldı. “Halk için canım feda” diyen gerilla ahlakının yerine, “500 dolar için harcanmayacak can yoktur” diyen mafya ahlakı geldi. Orta Amerika’nın en kanlı mafyaları, Meksika’nın sınır kasabalarında göçmen avına çıkıyor artık. 1980’lerde kontrgerilla çetelerinin yaptığı katliamları, şimdi uyuşturucu ve insan kaçakçılığı baronları için yapıyorlar.

Geçmişte, yani solcuların üzerinde takım elbise değil de gerilla üniforması olduğu zamanlarda, kontrgerilla çetelerinin hedefinde devrimcilerle ilişki kuran insanlar, siyasi yönüyle bilinen aileler olurdu. Evlerinden alınıp götürülür, işkence gördükten sonra toplu mezarlaraatılırlardı. Ama hiç değilse bir gerilla baskını, bir cezalandırma eylemi geride kalanların içini soğuturdu. “Bölgedeki halkımıza kan kusturan kontra çetelerin komutanı Albay Moterrosa bir gerilla baskınıyla öldürüldü. Halkın adaleti hesap sormaya devam edecek” derdi bir devrimci örgüt yaptığı açıklamada.

Martinez_The_BeastOrta Amerika’da mafya çetelerinden hesap sorabilecek kimse yok artık. Çeteler için göç yolundaki insanların siyasi görüşü de önemli değil. Barış Orta Amerika’ya eşitlik getirmiş. Bu saldırılar o kadar normalleşmiş ki, para karşılığında göçmenleri sınırdan geçiren “çakal” lakaplı rehberler göçmen kadınlara prezervatifdağıtıyorlar. Niçin? Geçtikleri bölgede devriye atan bir mafya kolu, göçmen kadına tecavüz etmek isterse, kadın saldırganına hiç değilse prezervatif takmasını rica edebilsin diye. Barış süreci, ne yazık ki saldırganlara yanlarında prezervatif taşıma bilincini henüz yerleştirememiş.

Göçmen kadınlar, tecavüzü “ödemeleri gereken bir tür vergi gibi düşünüyorlar” diyor Martinez. Göç yolundaki on kadından sekizi tecavüze uğruyor. Bu tecavüz kültürü, Meksika’nın sınır kasabalarında “sütyen ağacı” geleneğini yaratmış. En çok kullanılan göç patikalarında kadınlara tecavüz eden çeteler, onların iç çamaşırlarını ağaçlara asmaya başlamışlar. Bir süre sonra bazı ağaçlar, kadın iç çamaşırlarıyla kaplı lanetli dilek ağaçlarına dönüşmüş.

Mafyanın kontrolündeki bölgeden geçen bir göçmenseniz, yola çıkmadan önce yanınıza çok para almış olsanız iyi olur. Çünkü çeteler sizden çok para istiyor. İstenen haracı ödeyemezseniz, sizi gözaltına alıp ailenize telefon açıyorlar. Parayı onlardan istiyorlar. Hiç değilse ailenizin çok parası olsun. Çünkü sınır kasabalarının etrafında dolanan sayısız aç akbaba, mafyanın vurup bir kenara attığı böyle parasız ve ailesiz göçmenlerle besleniyor. Akbabalar önce gözler, cinsel organlar gibi yumuşak etlere saldırıyorlar.

Barış süreçleri, bütünüyle yaban hayat dostu bir beslenme döngüsü yaratarak, en azından toplu mezarsorununu çözmüş gibi görünüyor.

Tüm bu tehlikelere rağmen, her yıl yüzbinlerce insanı evinden, köyünden ayırıp yollara düşüren nedir? Bu insanlar neden kaçıyor? Tecavüzü, ölümü neye yeğliyorlar?

Ortadoğu halkı savaştan kaçıyorken, Orta Amerika halkının kaçtığı şey barış. Ya da şöyle diyelim, zenginler 1990’larda bunun adına barış demiş.

Barış, 1990’larda demokratikleşme ve sivilleşmegürültüleriyle gelerek halk örgütlenmelerini çözdü. Halkın elinden silahını aldı. Ardından okulları, hastaneleri ve hatta yağmur suyunu bile özelleştirmeyegirişti. İşkenceci polisin yerine, ABD’li danışmanların ortak olduğu özel güvenlik şirketleri geldi. Dünyanın en çok cinayet işlenen beş ülkesinden dördü Orta Amerika’da bugün: Honduras, El Salvador, Guatemala ve Belize.

Üstelik El Salvador’un şimdiki Devlet Başkanı, eski bir gerilla komutanı olan Sanchez Ceren mesela. 1990’larda bir daha eline silah almamaya yemin etmesi karşılığında, oligarşinin parlamentosunda ona da bir koltuk verilmiş. Ülke oligarşisinin büyükbaşlarıyla el sıkışıp, yoldaşlarını öldürenleri affederek başkanlığa kadar yükselmiş bir solcu o.

Barış, Orta Amerika’dan umudu, yoldaşlığı ve hesap sormayı alıp götürmüş. Yerine getirdiği kötülüklerin küçük bir kısmını Óscar Martínez’in kitabından okumak mümkün. Bize de ders olsun: En güçsüz görünen halk savaşı bile, en tantanalı emperyalist barışa yeğdir.

Önce barış, sonra yağma: Belfast ve Diyarbakır

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s