CHP: Kaldırılmayı bekleyen bir cenaze

Tayyip_Kilicdaroglu

Düzen solunun sağcılardan farkının kalmadığı bir çağdayız. Partiler sırayla iktidar-muhalefet oyunu oynuyorlar. Ancak bir yeni-sömürgede siyaset yapıyorsanız, iktidardayken de muhalefet ederken de uyulması gereken bazı kurallar olduğunu bileceksiniz. Bu kuralların en önemlisiyse, ABD’nin ilan ettiği yeni dünya düzeniyle çelişmemek.

CHP’nin demokrasicilik oyununun kurallarını öğrenmesi uzun yıllar sürdü. Zaman zaman devrimcilere ya da Kürt mücadelesine yakınlaşma hatası yapan, bu kapitalist yağma çağında hala “devletçilik” filan deyip duran kadrolarını itinayla temizledi. Bunun yerine siyaset bilimi literatüründe “catch-all party” (herkesin partisi) diye adlandırılan bir garabete dönüştü: Uzun vadeli bir programa dayanmak yerine, belirsiz ve yüzeysel bir ideolojisi olan, o dönemki gelişmelere bağlı olarak anlık tepkiler veren, yarın da tam tersini savunsa çok şaşırmayacağımız, ezilenlere de ezenlere de seslenen bir seçim partisi.

Bu durum kapitalizmin 1990 sonrasında gemi azıya alması, sermayenin önündeki fiziki, siyasi ve ahlaki engelleri yıkma arzusuyla ilişkili bir şey. Yani Eski Refah Partililere “milli görüş gömleğini” çıkarttıran güç CHP’ye de altı oku toprağa gömdürdü, iki partiden mükemmelen hizaya getirilmiş işbirlikçiler yaratıldı. Direnmeyen çürür; eğer zaten çürükse bu kez ekşi bir koku da yaymaya başlar.

Kullanışlı sol, ama kan görmeye hiç dayanamaz

Continue reading

Çelik yeleklere karşı devrimci yürekler

Filistinli_direnisciEgemen sınıfların yapabileceği yıkıma kıyasla önemsiz bir ayrıntı gibi görünen bir çatışma ya da bir rehin alma olayı nasıl oluyor da tüm ülkeyi sarsan bir eyleme dönüşebiliyor? Buradan çağımızın sınıf savaşlarına ilişkin sonuçlar çıkarılabilir mi?

Eşitsizlikler çağında olduğumuzu tekrarlayıp duruyoruz. Sayısı az olmakla birlikte iyi örgütlenmiş bir ezenler iktidarının elinde ordular, bu ordularda uydu destekli tanklar, tüm dünyayı saran istihbarat ağları, her köşe başına yerleşen kameralar, iyi eğitimli entelektüellerden kurulu düşünce ve medya teşkilatları var.

Buna karşın, özellikle 1990’dan sonra ezilenlerin elinde emperyalizmin gündemine ve taktiklerine etki edebilecek araçlar gitgide azaldı. Dünyanın ezici çoğunluğu ne bir devlete, ne de kendini koruyacak bir orduya sahip artık. Emperyalistlerin mide bulandıran kibrinin, pervasızca söylenen yalanların kaynağı bu.

Continue reading