Her şey değişti, tabii Davutoğlu da

Milli Görüş gömleğini çıkardıysa, çıplak gezecek değil ya!


İzlemeyen kaldı mı bilmiyorum, yeni Başbakan Davutoğlu’nun adaylığı açıklanınca, bir video dolaşıma sokuldu. Videoda Davutoğlu’nun Ekim 1994 tarihinde katıldığı 360 Derece isimli programda yaptığı “tespitler” var:

Kısaca Davutoğlu burada İslamcı muhafazakarlığın yüz yıllardır gevelemekten bıkmadığı “Batı’nın kavramları bizim gerçekliğimize denk düşmüyor” kozunu oynuyor.

Ancak dikkat çeken bir şey, Davutoğlu’nun sözlerindeki Refah Partisi / Milli Görüş etkisi. Yıl 1994, yani Refah Partisi yavaş yavaş koalisyon ortaklığına soyunuyor. Mart ayında yapılan yerel seçimlerde şaşırtıcı bir atak yapıp %19 oy almış.

E tabii, bunu yaparken de İslamcı tabandaki düzen karşıtlığını, anti-emperyalist duyguları sömürmeyi ihmal etmemiş. Necmettin Erbakan muhalefetten esip gürlüyor: Özelleştirmelere kesinlikle karşı; “IMF emperyalizme uşaklıktır” diyor; ABD’yi ise “büyük şeytan” diye adlandırıyor.

Davutoğlu’nun konuşmasındaki Batı karşıtlığını bu geri planda düşünmek lazım. Davutoğlu’na göre Batı, Müslümanlar arasındaki suni düşmanlıkları körüklemek üzere, bir takım mihraklar çıkarıyor. Batı “diğer medeniyetler arasındaki düşmanlıkları körüklememiz lazım” diyor.

Köktendinci“, “radikal islamcı” gibi tanımlar işte Batı’nın Müslümanlar arasına nifak sokmak için ürettiği kavramlar olduğu için, “dürüst ve namuslu” bir düşünür bu kavramları kullanmamak için itina göstermeli, diyor.

Eh. 1994 geçti, 2014 yılındayız. Türkiye Komünist Parti’li Nabi Yağcı’yı sol-liberale dönüştüren turşu fıçısı gibi bir ülkede, yılmaz Batı karşıtı Davutoğlu da aynı kalamazdı. Aşağıdaki fotoğraf 2011 yılı Haziran ayından:

Davutoğlu Batı'nın kavramlarını kullanmaktan imtina ederken görüntülenmiş.

Davutoğlu ve Hillary Clinton. Davutoğlu’nun Batı’nın kavramlarını kullanmaktan imtina ederken görüntülendiği anlardan biri.

Bu fotoğrafın geri planından da kısaca bahsedelim.

ABD “Arap Baharı” kisvesi altında bazı Müslüman ülkelerin rejimlerini değiştirmeye girişmiş. Mısır’da Mübarek’i devirip yerine radikal olmayan Müslüman Kardeşler‘i getirmiş. Bütün bu süreçlerde de AKP’yi kötü Müslümanlara karşı, iyi bir Müslüman rejimin örneği olarak sunmuş, öne çıkarmış.

Emperyalizm daha sonra gözünü Libya’ya dikmiş, inançlı bir Müslüman olduğu bilinen Kaddafi’ye saldırmış. 2011 kışı boyunca devam eden iç savaşın ardından, ABD önderliğindeki NATO, Mart ayında Libya’ya bomba yağdırmaya başlamış. Hatta daha etkili olsun diye İzmir’deki NATO üslerini kullanmaya başlamışlar. Bu fotoğraf da yaklaşık 50 bin Libyalının bombardıman nedeniyle hayatını kaybettiği bir dönem çekilmiş.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, “çak bir beşlik” diyor.

Pratikte emperyalizm Davutoğlu’nun bundan 20 sene önce yaptığından şüphelendiği şeyi yapıyor. Suni ayrımlarla halkları bölüyor, birbirine düşürüyor ardından da katlediyor.Bugün IŞİD’le yapılan şey de Müslümanı müslümana kırdırmak değil mi?

Fakat artık değişen bir şey var: “Stratejik Derinlik” lafzı altında emperyalizmin Ortadoğu ve Afrika’daki koçbaşı olunmuş. İşbirlikçiliğin nimetleri ve ah, “Batı’nın kavramları” keşfedilmiş.

İşte size sade bir çürüme öyküsü.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s