Yeni Kölecilik Çağı

KolecilikNe toplu mezarlar ve toplama kampları, ne de kölelik gecmiste kaldı.

Kapitalizm şimdiye kadarki bütün baskı ve sömürü düzenlerinin anti-tezi değil, bir sentezi. Geçmişten bugüne insanlığın çekebileceği ne kadar acı varsa, onu kendinde birleştiren bir canavar.

“Her insan hür doğar” denilerek yasaklanan kölelik yeniden geri geldi. The Guardian aylar süren bir çalısmanın ardından dünyadaki modern köleliğin boyutunu ortaya çıkarmış. İlgili yazılar şu linkte derlenmiş: [tıkla]. Türkçe kısa bir özeti de Cumhuriyet gazetesi vermiş: [tıkla]

Bulgular korkunç. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 2014 Mayıs’ında yayımladığı Kâr ve Yoksulluk: Zorla Çalıştırma Ekonomisi başlıklı raporuna göre 2013 yılı verilerine göre dünyada her yıl köle emeği üzerinden 150 milyar dolarlık bir kâr elde ediliyor.
Bu kârın üçte birinden fazlası, 99 milyar dolarlık kesimi, seks kölelerinden. Bundan daha fazlası insanlık onuruna aykırı koşullarda çalışan çocuklardan ve diğer emekçilerden kazanılıyor.

Yine ILO raporuna göre dünyada 21 milyon insanın köle olduğu tahmin ediliyor. Kadın köleler fahişelik ve ev işi alanında sömürülürken, erkekler ise tarım, inşaat, imalat ve maden işçisi olarak çalışıyor.

Köle emeği sömürüsünü en verimli yapan yerin, tüm köleciliğin başladığı kapitalizmin ve tabii demokrasinin beşiği Avrupa olması bana şaşırtıcı gelmedi. Avrupa köle başına yıllık 34 bin 800 dolar kârla köle emeğini en fazla sömüren bölge. Onu 15 bin dolarla Orta Doğu ve 5 bin dolarla Asya-Pasifik bölgesi izliyor.

Zamane entelektüeli ne düşünür bilemeyiz, ama burjuvazi Marx’ın artı-değer kavramına hakkını veriyor. Çünkü sahibine binlerce dolar kazandıran bir kölenin kapitalizmde yıllık masrafı 450 dolar civarında.

Gidişat nereye doğru diye sorarsanız, ILO’nun raporu onu da yanıtlıyor: 2005 yılında dünyada köle emeğinden elde edilen yıllık kâr 44 milyar dolardı. 2013 yılıyla birlikte bu 150 milyar dolara yükselmiş. Guardian’ın her şeyi özetleyen yazısı burada: [tıkla]

Bugünkü haliyle emperyalist kapitalizm dünyanın üzerine çöreklenmiş bir kanser gibi. Nereye elini atsa oraya yıkım ve ölüm getiriyor. Bir başka blog yazımda SSCB’nin çöküşünün ardından eski Sovyet ülkelerine kapitalizmin girişiyle başlayan felaketten bahsetmiştim: [Kapitalist Yağmanın Sonuçları].

Kimse dünya halklarını adım adım köleleştirenler karşısında elimizi kolumuzu bağlayıp beklememizi söylemesin. Böylesi bir barbarlığa, vahşiliğe karşı şiddet de dahil her türlü araçla direnmek meşru.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s